Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

superbabaanne

Bunları kendinize sorun

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!
Özel Arama
FORMSANTE DERGİSİ
 

bunları kendinize sorun Hayatımızın evlilik, boşanma,

bebek sahibi olmak gibi dönüm

 noktaları vardır. İşte bu kritik

zamanlarda karar vermenizde size

 çok yardımcı olacak anahtar sorular! Bu

sorulardan birine bile vereceğiniz olumsuz

yanıt karanızın belki de doğru olmadığını ve

tekrar üzerinde düşünmeniz gerektiğinin

 sinyalini veriyor.

Hayatta bazı zamanlar vardır, bir ayrım  noktasına gelir ve karar almak

zorunda kalırız. Önümüzde iki yol uzanmaktadır; ikisinden birisini seçmek

gerekir. Böyle zamanlarda, bir yerlerden bir işaret gelmesini ve bize doğru

yolu göstermesini isteriz. İşte, uzmanlara göre o işaret aslında bizim

içimizde, bilinçaltımızda bir yerlerde duruyor... Mesele bunu açığa çıkarmak.

 Peki, ama nasıl? Kendi kendinize sorup, yanıtlayacağınız

 bazı kilit sorularla... Evlenme, beraber yaşama ya da bebek yapma kararı

almadan önce kendinize bu kilit soruları sormalı ve içinizden gelen seslere

kulak vererek en doğru şekilde yanıtlamalısınız. Bu soruların yanıtlarına

bakarak, o kararı almanın sizin için ne derece doğru ya da yanlış olduğunu

 açıkça görecekseniz.

Aşık olmadan önce...


l Onunla birlikteyken kendim olabiliyor muyum?


l Onu mu seviyorum yoksa onun gibi biriyle  birlikte olma fikrini mi

seviyorum?


l Benim için yeterince iyi mi?


l Arkadaşlarım ve ailem de ondan hoşlanıyor mu?


l Paylaştığımız ortak değerler ve ortak amaçlarımız var mı?


l Hayatımın bu noktasında bir ilişki benim için ne kadar önemli?


l O, bir ilişkiye ve sorumluluklarına hazır mı?


l Ben sonuna kadar gitmeye hazır mıyım?

Bir erkekle tanıştınız, beraberliğiniz gerçekten iyi gidiyor ve ümit verici bir

ilişki olduğunu  hissediyorsunuz. Kritik soru ise, kendinizi bu ilişkiye teslim

edip etmeyeceğiniz... Psikologlar, ilişkinin başında etekleriniz zil çalarken ve

 müthiş bir heyecan fırtınasının içindeyken objektif olmanın pek de kolay

olmadığını söylüyor. Ancak bu aşamada kendinize zor sorular sormak,

ilerideki mutluluğunuz için büyük önem taşıyor. "Onunla beraberken kendimi

 ona uydurmak için değiştiriyor muyum?", "Ne hissettiğini sadece sözleriyle

 değil, davranışlarıyla da gösteriyor mu?"  ve en önemlisi, "Benim kendimi

iyi hissetmemi sağlıyor mu?"... Eğer bu uzun vadeli bir ilişki olacaksa,

paylaşılan değerler de çok önemli. Farklı zevkleriniz olabilir ancak eğer sizi

 siz yapan değerleri paylaşmıyorsanız, ilişkinin fazla ileri gidemeyeceğini

söylemek için kahin olmak gerekmiyor.

Beraber yaşamaya başlamadan önce...


l Biraz acele mi ediyorum?


l İstediğim için mi yapıyorum, yoksa buna ihtiyacım olduğu için mi?


l O da ben de birbirimizi olduğumuz gibi seviyor ve kabul ediyor muyuz?


l Yaşam alanımda onu sürekli çevremde görmeye hazır mıyım?


l Ekonomik durumu ne?


l Kusurlarımı yeterince gösterip rahatladım mı?


l Nerede yaşayacağız?


l Ayrı yaşam tarzlarımızı ve zevklerimizi aynı çatı altında nasıl

birleştireceğiz?

Onunla birlikte bir eve taşınma kararı almadan önce

 kendinize zaman tanıyın. Dürüst olun, bunu gerçekten

 istiyor musunuz, yoksa eve geldiğinizde birini evde

 bulmak hoşunuza mı gidiyor?

Bir de bazı maddi meseleler var üzerinde düşünmeniz
gereken: Sonuçta aynı

 evde yaşamak demek ekonomik olarak da birçok kalemde birlikte hareket

etmenizi gerektiriyor. Ancak yine de ekonomik bağımsızlığınızı

sürdürmek akıllıca. Eğer evlilik yüzüğünüz ve ortak çocuklarınız yoksa bu

 ilişkiden doğan haklarınız da yok demektir. Birlikte bir mülk  aldığınızda

 ayrılık durumunda haklarınızı garanti altına alacak bir kontrat yapmak en

 iyisi. Çünkü bir gün ilişkiniz  biterse başınız ciddi olarak ağrıyabilir.

Erkekler genelde annelerinin verdiği konforun
aynısını partnerlerinden de

bekler. Ev bir fabrika gibidir ve onlarca kalem iş sizi bekler. Ev işlerini

paylaşım konusunda da partnerinizle önceden konuşmanız ve anlaşmanız

 en iyisi.

Örneğin; Zuhal (28) erkek arkadaşı Uğur (35)
birlikte yaşamaya başladı.

"Her ikimiz de çalışmamıza rağmen, akşamları eve geldiğimizde

 yemeği ben hazırlıyordum, bulaşık faslında onu televizyonun karşısında zap

 yaparken buluyordum. Evin temizliği konusunda da bir yardımda

bulunmuyor her şeyi benden bekliyordu. Ben de protesto edip

hiçbir şeye dokunmamaya başladım. Evimizin çöp eve dönüşmekte olduğunu

 anlaması bile 3 haftayı aldı! Oturup konuştuk, ona annesi olmadığımı,

sorumluluklarımızın eşit olduğunu anlattım. Ev işlerini paylaşma konusunda

 bir anlaşma yaptık, artık yemeği ben hazırlıyorsam masayı o topluyor.

 Temizlikle de bir hafta o, bir hafta ben ilgileniyorum. Şimdi çok

 daha huzurluyuz" diye anlatıyor.

Evlenmeden önce...


l Birlikte mi büyüdük yoksa ayrı mı?


l Ona aşık olduğum kadar onu seviyor muyum?


l Birbirimizi mutlu ediyor muyuz?


l Birbirimizin aileleri ile iyi geçiniyor muyuz?


l Hayatımın sonuna kadar onunla birlikte uyanmak fikri beni

mutlu ediyor mu?


l Birikimlerimizi birleştirecek miyiz, yoksa ayrı mı tutacağız?


Evlilik motivasyonunuzun ne olduğu genelde evliliğinizin ömrünün ne

 olacağıyla ilgili de bir fikir verir. Eğer bu insanla gerçekten aşkı bulduğunuz

için değil de çevrenizden gelen eleştirilerden, ya da "evde kaldı"

 baskısından yıldığınız için evleniyorsanız, kararlarınızı bir kez daha gözden

 geçirmenizde fayda var. Evlilik kararı almadan önce kendinize soracağınız

en önemli soru belki de "Yaşamımın bundan sonraki kısmında onunla birlikte

 olmaktan mutlu muyum?" olmalı. Evlilik öncesinde kulağa pek de romantik

 gelmeyen bazı detaylar üzerinde de düşünmeniz ve karar vermeniz

 gerekiyor. Örneğin, evlendiğinizde birikimlerinizi nasıl değerlendireceğiniz,

 ortak hesapta mı tutacağınız, yoksa ayrı ayrı banka hesaplarına mı sahip

olacağınız soruları önemli. Bir gün kendinizi 39 yaşındaki Leyla gibi beş

 parasız ve işsiz bulmamak için bu konular üzerinde düşünmekte fayda var.

 Bakın Leyla yaşadıklarını nasıl anlatıyor: "Evlendiğimizde çok aşıktık, çok

gençtik. O okulu bitirmeye uğraşıyordu, bu arada ben çalıştım. Okulunu

 bitirip çok iyi bir pozisyonda işe başlayınca ben işten çıktım. Çünkü, çocuk

yapma kararı aldık. Çocuklarımızı büyütmek için kariyerimi gönüllü olarak

 bıraktım. Aradan 10 yıl geçti, benim de onun da duyguları değişti.

Boşanmayı esasen ben istedim, ama bu beş parasız kalmayı da göze

almam demekti. Şimdi her şeye yeniden başlıyorum."

Bebek sahibi olmadan önce...


l İlişkimiz sırasında bir takım sıkıntılar yaşayıp, bunları atlatma

becerisi gösterdik mi?


l Bebek sahibi olma konusunda gerçekçi miyim, yoksa idealist mi

davranıyorum?


l Bir bebek mi istiyorum, yoksa "ondan" bir bebek sahibi olmak mı

istiyorum?


l Hayatımı sonsuza kadar değiştirmeye hazır mıyım?


l Bebekle birlikte evde kim kalacak?


l Bebeğin getireceği ekonomik yükün üstesinden gelebilecek miyiz?


l Vücudumda oluşacak değişiklikler için hazır mıyım?


l Bebeğin bakımında o nasıl bir sorumluluk alacak?


l Nasıl bir ebeveyn olacağımız konusunda düşüncelerimiz

uyuşuyor mu?


l Doğumdan sonra dünyanın merkezinde bebeğim olacak,

 o değil. Buna hazır mı?


Bebek sahibi olma kararı vermeden önce kendimize sorduğumuz o kadar çok soru var ki, bazen bu sorular altında eziliriz. Bazıları ise bu soruları hiç sormaz ve kendilerini tamamen hazırlıksız yakalanmış bulur.

 Tıpkı, Asuman'ın (25) hikayesinde olduğu gibi: "Hamile olduğumu

öğrendiğimde büyük bir mutluluk yaşadık. Bebek doğduğunda aslında

 hayatımın tamamen değişeceğinin pek de bilincinde olmadığımı anladım.

 Aktif bir sosyal yaşamım vardı, bebekten sonra aylar boyunca ev hapsi

yaşadım. Bana yardım edecek kimse de yoktu. Bebeğimin beni mutsuz

ettiğini söylemiyorum, ama koşullar daha uygun olsa ve planlarımızı daha iyi

 yapsak benbu kadar yıpranmayacaktım. Ayrıca eşimin bu konudaki

 kayıtsızlığı ve benim içinde bulunduğum durumu anlamaması durumu daha da zorlaştırdı."

Ayrılmadan önce...


l Gerçekten bu ilişki kurtarılamayacak bir noktaya mı geldi?


l İlişkimizden çok fazla şey mi bekliyorum?


l Bu ilişkideki sorunlar kendini mi tekrarlıyor?


l Eğer bu ilişkiyi kurtarmak istesem, buna enerji harcayacak

gücüm var mı, ya da harcamak istiyor muyum?


l Ortak arkadaşlarımıza ne olacak, ayrıldıktan sonra da

onları görmeye devam edecek miyim?


l Arkadaş kalacak mıyız yoksa bağlarımızı koparacak mıyız?


l Onun bir başka kadınla olmasına katlanabilecek miyim?


l Başka biriyle yeni bir ilişki istiyor muyum, yoksa bir süre

 yalnız mı kalmak istiyorum?


Yolun sonuna geldiğinizi hissediyorsunuz... Bir düşünün, gerçekten ilişkinizin

 tutulur bir yanı kalmadı mı? Çoğu zaman, aslında kurtarılabilecek bir

ilişkiyken vazgeçmeye, işin ucunu bırakmaya hazırızdır. Oysa, kriz ne kadar

büyük olursa olsun eğer bir ilişkide hâlâ güven ve saygı varsa kurtarılacak

 çok şey var demektir. Peki, ya gerçekten yolun sonuna geldiyseniz?


Aylin (29), erkek arkadaşıyla olan, 2 yıllık ilişkisinin sonuna

 geldiğini düşünüyordu. "Her dakika kavga eder olmuştuk

 ve artık ilişkimizin hiçbir eğlenceli yanı kalmamıştı" diyor

ve devam ediyor: "O artık aşık olduğum adam değildi.

 Beraberliğimize son bir şans vermeye karar verdim,

eğer bu son deneme de başarısız olursa ayrılmaya kararlıydım.


Bu arada o iş değiştirdi ve ilişkimiz süratle  düzelmeye başladı.

Anladım ki, eski işinde olan mutsuzluğu ilişkimize yansıyordu.

 Tekrar o neşeli, eğlenceli, nazik adam oldu. İlişkimize ikinci

bir şans verdiğim için çok memnunum."

formsente