Bunları kendinize sorun
| FORMSANTE DERGİSİ | ||
bebek sahibi olmak gibi dönüm noktaları vardır. İşte bu kritik zamanlarda karar vermenizde size çok yardımcı olacak anahtar sorular! Bu sorulardan birine bile vereceğiniz olumsuz yanıt karanızın belki de doğru olmadığını ve tekrar üzerinde düşünmeniz gerektiğinin
sinyalini veriyor. Hayatta bazı zamanlar vardır, bir ayrım noktasına gelir ve karar almak zorunda kalırız. Önümüzde iki yol uzanmaktadır; ikisinden birisini seçmek gerekir. Böyle zamanlarda, bir yerlerden bir işaret gelmesini ve bize doğru yolu göstermesini isteriz. İşte, uzmanlara göre o işaret aslında bizim içimizde, bilinçaltımızda bir yerlerde duruyor... Mesele bunu açığa çıkarmak. Peki, ama nasıl? Kendi kendinize sorup, yanıtlayacağınız bazı kilit sorularla... Evlenme, beraber yaşama ya da bebek yapma kararı almadan önce kendinize bu kilit soruları sormalı ve içinizden gelen seslere kulak vererek en doğru şekilde yanıtlamalısınız. Bu soruların yanıtlarına bakarak, o kararı almanın sizin için ne derece doğru ya da yanlış olduğunu açıkça görecekseniz. Aşık olmadan önce...
seviyorum?
Bir erkekle tanıştınız, beraberliğiniz gerçekten iyi gidiyor ve ümit verici bir ilişki olduğunu hissediyorsunuz. Kritik soru ise, kendinizi bu ilişkiye teslim edip etmeyeceğiniz... Psikologlar, ilişkinin başında etekleriniz zil çalarken ve müthiş bir heyecan fırtınasının içindeyken objektif olmanın pek de kolay olmadığını söylüyor. Ancak bu aşamada kendinize zor sorular sormak, ilerideki mutluluğunuz için büyük önem taşıyor. "Onunla beraberken kendimi ona uydurmak için değiştiriyor muyum?", "Ne hissettiğini sadece sözleriyle değil, davranışlarıyla da gösteriyor mu?" ve en önemlisi, "Benim kendimi iyi hissetmemi sağlıyor mu?"... Eğer bu uzun vadeli bir ilişki olacaksa, paylaşılan değerler de çok önemli. Farklı zevkleriniz olabilir ancak eğer sizi siz yapan değerleri paylaşmıyorsanız, ilişkinin fazla ileri gidemeyeceğini söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Beraber yaşamaya başlamadan önce...
birleştireceğiz? Onunla birlikte bir eve taşınma kararı almadan önce kendinize zaman tanıyın. Dürüst olun, bunu gerçekten istiyor musunuz, yoksa eve geldiğinizde birini evde
bulmak hoşunuza mı gidiyor? evde yaşamak demek ekonomik olarak da birçok kalemde birlikte hareket etmenizi gerektiriyor. Ancak yine de ekonomik bağımsızlığınızı sürdürmek akıllıca. Eğer evlilik yüzüğünüz ve ortak çocuklarınız yoksa bu ilişkiden doğan haklarınız da yok demektir. Birlikte bir mülk aldığınızda ayrılık durumunda haklarınızı garanti altına alacak bir kontrat yapmak en
iyisi. Çünkü bir gün ilişkiniz biterse başınız ciddi olarak ağrıyabilir. bekler. Ev bir fabrika gibidir ve onlarca kalem iş sizi bekler. Ev işlerini paylaşım konusunda da partnerinizle önceden konuşmanız ve anlaşmanız
en iyisi. "Her ikimiz de çalışmamıza rağmen, akşamları eve geldiğimizde yemeği ben hazırlıyordum, bulaşık faslında onu televizyonun karşısında zap yaparken buluyordum. Evin temizliği konusunda da bir yardımda bulunmuyor her şeyi benden bekliyordu. Ben de protesto edip hiçbir şeye dokunmamaya başladım. Evimizin çöp eve dönüşmekte olduğunu anlaması bile 3 haftayı aldı! Oturup konuştuk, ona annesi olmadığımı, sorumluluklarımızın eşit olduğunu anlattım. Ev işlerini paylaşma konusunda bir anlaşma yaptık, artık yemeği ben hazırlıyorsam masayı o topluyor. Temizlikle de bir hafta o, bir hafta ben ilgileniyorum. Şimdi çok daha huzurluyuz" diye anlatıyor. Evlenmeden önce...
mutlu ediyor mu?
olacağıyla ilgili de bir fikir verir. Eğer bu insanla gerçekten aşkı bulduğunuz için değil de çevrenizden gelen eleştirilerden, ya da "evde kaldı" baskısından yıldığınız için evleniyorsanız, kararlarınızı bir kez daha gözden geçirmenizde fayda var. Evlilik kararı almadan önce kendinize soracağınız en önemli soru belki de "Yaşamımın bundan sonraki kısmında onunla birlikte olmaktan mutlu muyum?" olmalı. Evlilik öncesinde kulağa pek de romantik gelmeyen bazı detaylar üzerinde de düşünmeniz ve karar vermeniz gerekiyor. Örneğin, evlendiğinizde birikimlerinizi nasıl değerlendireceğiniz, ortak hesapta mı tutacağınız, yoksa ayrı ayrı banka hesaplarına mı sahip olacağınız soruları önemli. Bir gün kendinizi 39 yaşındaki Leyla gibi beş parasız ve işsiz bulmamak için bu konular üzerinde düşünmekte fayda var. Bakın Leyla yaşadıklarını nasıl anlatıyor: "Evlendiğimizde çok aşıktık, çok gençtik. O okulu bitirmeye uğraşıyordu, bu arada ben çalıştım. Okulunu bitirip çok iyi bir pozisyonda işe başlayınca ben işten çıktım. Çünkü, çocuk yapma kararı aldık. Çocuklarımızı büyütmek için kariyerimi gönüllü olarak bıraktım. Aradan 10 yıl geçti, benim de onun da duyguları değişti. Boşanmayı esasen ben istedim, ama bu beş parasız kalmayı da göze almam demekti. Şimdi her şeye yeniden başlıyorum." Bebek sahibi olmadan önce...
becerisi gösterdik mi?
davranıyorum?
istiyorum?
uyuşuyor mu?
o değil. Buna hazır mı?
Tıpkı, Asuman'ın (25) hikayesinde olduğu gibi: "Hamile olduğumu öğrendiğimde büyük bir mutluluk yaşadık. Bebek doğduğunda aslında hayatımın tamamen değişeceğinin pek de bilincinde olmadığımı anladım. Aktif bir sosyal yaşamım vardı, bebekten sonra aylar boyunca ev hapsi yaşadım. Bana yardım edecek kimse de yoktu. Bebeğimin beni mutsuz ettiğini söylemiyorum, ama koşullar daha uygun olsa ve planlarımızı daha iyi yapsak benbu kadar yıpranmayacaktım. Ayrıca eşimin bu konudaki kayıtsızlığı ve benim içinde bulunduğum durumu anlamaması durumu daha da zorlaştırdı." Ayrılmadan önce...
gücüm var mı, ya da harcamak istiyor muyum?
onları görmeye devam edecek miyim?
yalnız mı kalmak istiyorum?
tutulur bir yanı kalmadı mı? Çoğu zaman, aslında kurtarılabilecek bir ilişkiyken vazgeçmeye, işin ucunu bırakmaya hazırızdır. Oysa, kriz ne kadar büyük olursa olsun eğer bir ilişkide hâlâ güven ve saygı varsa kurtarılacak çok şey var demektir. Peki, ya gerçekten yolun sonuna geldiyseniz?
geldiğini düşünüyordu. "Her dakika kavga eder olmuştuk ve artık ilişkimizin hiçbir eğlenceli yanı kalmamıştı" diyor ve devam ediyor: "O artık aşık olduğum adam değildi. Beraberliğimize son bir şans vermeye karar verdim, eğer bu son deneme de başarısız olursa ayrılmaya kararlıydım.
Anladım ki, eski işinde olan mutsuzluğu ilişkimize yansıyordu. Tekrar o neşeli, eğlenceli, nazik adam oldu. İlişkimize ikinci bir şans verdiğim için çok memnunum." |


