| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

superbabaanne

25 "deneme" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"deneme" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Sana Seni Yazıyorum

Özel Arama
Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden. Sana yazmak.''Sana seni Yazmak''
Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları... Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum...

Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına! Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum.

Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı! Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı...

İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime,işte seni yazıyorum!!!
Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkârıma kattım bu gece. Sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.

Bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi?
İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime... Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala. Hala sensizliğim duruyor yanı başımda...

Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim... Karanlık geceye inat ay gökyüzünde...

Ve gökyüzü yüreğimde.......
 

Şimdi Sessizlik Zamanı

Özel Arama

narsist 

Şimdi sessizlik zamanı. Hiç kimseyle konuşmama acımı tek başıma çekme zamanı. Senin için, kendim için, ölen bütün hayallerim, yaşama ümidim, gençliğim, biten mutluluğum için yas tutma zamanı şimdi. Ama kimse bilmeden, içimde hiç bitmeyecek yangını tek başıma yaşamalıyım ve tabi ki de acımı.

Artık yorulmuşken iyice, yüzümde bu maskeyi taşımaktan yine o maskeyi takıp tek başıma susturmaya çalışmalıyım içimde ağlayan, hiç susmayan çocuğu. Onu ikna edebilmeliyim artık. Geçecek buda geçecek. Tekrar güzel günler gelecek, sen yeter ki umudunu kaybetme diyebilmeliyim ona. Susmalı artık ve ikna olmalı oda öğrenmeli artık canı acıdığında ağlamaması gerektiğini.
Sessiz sessiz hiç konuşmadan hiç kimseye cevap vermeden hesap vermeliyim bu aşk yüzünden. Tüm bu yaşananlar ve çekilenler yüzünden aklamalıyım kendimi. Ama bir yandan da savunmalıyım sevdamı. Korumalıyım herkesten seni ve içimde yaşattığım aşkımı.
Hiç kimse dokunamamalı sana, aşkıma ve içimdeki yarama. Herkes yaralamak isterken sizi, karşı durmalıyım dünyaya. Siz yüreğimin en gizli, en güzel yerinde yaşamalı orada saklı kalmalısınız.  
Gözlerimin önünde en güzel hatıralar. Senin sıcaklığın varken ellerimde, senin gülüşün varken gözlerimin önünde, kokun geliyorken her nefes alışımda burnuma, nasıl yapmalıyım, nasıl dayanmalıyım bu acıya bilmiyorum
Nasıl bir acı ki bu? Adı yok tarifi de. Ruhum acıyor. Kalbim sıkışıyor. Ne yediğimin ne içtiğimin nede gördüğümün hiçbir rengi, hiçbir güzelliği yok. Her şey berbat her yer simsiyah ve hiç kimse sen değil.
İçimde bitmez bir savaş. Ruhum ikiye bölünmüş durumda. Bir yanım senden ölesiye nefret ediyor; beni, bizi bu hale getirdiğin ve ikimize de acı verdiğin için. Ama diğer yanım acı çekiyor senin için, özlüyorum seni ve sensiz yaşamak inanılmaz zor geliyor bana.
Mantığım çığlıklar atıyor; “ben sana ne demiştim, beni dinlemedin dinleseydin acı çekmezdin”, diye.
Kendimi bir savaş sonrasında gibi hissediyorum. Bütün kalelerim zapt edilmiş. Bütün topraklarıma el konulmuş gibi hissediyorum bundan sonra ruhum özgürlüğünü tekrar ilan edebilmesi için daha çok çalışması gerekiyor.
Tüm şarkılar benim acım için söylenmiş, tüm şiirler bize. Kabullenmek gerekirken ayrılığı senin özlemin içimi yakıyor, gözyaşlarımsa gözlerimi.
Ama biliyor musun artık her şeyim değil HAYALİM;
Biliyor musun bazen hayret ediyorum. Neden böylesine, böyle delicesine bağlandım sana.Ama cevabı da yine en iyi kendim biliyorum. Çünkü sen Rabbimin bana verdiği armağandın. Seninle yaşadığım o güzel günler bir armağandı ve bu armağan bana bir ömür boyu yetecek inan bana.
Şimdi sessizlik zamanı. Hiç kimseyle konuşmama acımı tek başıma çekme zamanı.

SEVGİ NEDİR

Özel Arama

SEVGİ NEDİR

Sevgi Heryerde

 

 


Kişi sevdiğiyle olmak ister!. Sevdiğinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadar, onunla yaşar!. Sevginin ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz için, çoğunlukla, “beğeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız.

“Beğeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.Bir nesneden hoşlandığında, beğendiğin şeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaşarsın… Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!. Kimi, beğendiğini cebine sokar; kimi beğendiğine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler… Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beğendiği üzerinde tasarruf etmek ister.

Sevgi


“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yalnızca sevdiğin için yaşamak istersin!. Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediğinden kaçmak istersin! Sevdiğin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her şey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!… Yakınlık bile uzak gelir sana!… Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!.. Onun bakışıyla bakar, onun değerlendirmesiyle değerlendirir, onun diliyle konuşmaya başlarsın!. Gözün ondan başkasını görmez, kulağın ondan başkasını duymaz, elin ondan başkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir şuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiğinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiğini görürler de, “sen o olmuşun” derler!

Beğenen sahip olmak ister…

Seven ise sevdiğinde yok olur; feda eder her şeyi sevdiği uğruna!.

Küçük Aşıklar
Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan nişandan, dosttan akrabadan uzak kalmayı…
Aşk

Seven, karşılıksız sever!…

Beğenen karşılığını ister!.

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. Beğeni ise sonunda kaçmayı!.

Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coşar ama hiç gerilemez!.

AŞK

Kral ve Dört Eşi

Özel Arama
 

Bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralın dört eşi varmış.

Kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, herşeyin en güzelini, en iyisini ona verirmiş.

Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır,üzerine titrermiş.

Kral ikinci eşini de severmiş. Kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş.

Kraliçe olan birinci eşiymiş kralın. Onu en çok seven, karşılık beklemeden seven, sağlığına ve hükümranlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen, kral bu eşini hiç sevmez ve onunla hiç ilgilenmezmiş.

Bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Yakında öleceğini anladığı ve öldükten sonra yalnız kalmaktan çok korktuğu için, eşlerinden hangisinin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak isteyebileceğini öğrenmek istemiş.

En çok sevdiği dördüncü eşine,

- "Ölüm yolculuğğunda bana eşlik etmek ister misin?" diye sorduğunda, aldığı yanıt kalbine bir bıçak gibi saplanan, kısa ve net,

- "Mümkün değil!" olmuş.

- "Hayatım boyunca seni sevdim, sen benimle birlikte ölmeyi kabul eder misin?" sorusunu üçüncü eşi,

- "Hayır, hayat çok güzel. Sen ölünce ben yeniden evleneceğim." diye yanıtlamış ve kral bir kez daha yıkılmış.

- "Her sorunumda, her zaman yanımda olan, bana yardım eden sendin. Bu sorunumda da bana yardımcı olur musun?" sorusuna karşı, ikinci eşinden,

- "Bu sorunun için bir şey yapamam. Olsa olsa sana mezarına kadar eşlik eder, güzel bir cenaze töreni yaptırır ve yasını tutarım." karşılığını almış.

Büyük bir hayal kırıklığı yaşamakta olan kral birinci eşinin sesiyle irkilmiş:

- "Nereye gidersen git, seninle olurum, seni takip ederim."

- "Ah!" diye inlemiş kral;

- "Keşke bir şansım daha olsaydı..."
-

ASLINDA YAŞAMDA HEPİMİZ DÖRT EŞLİYİZ.......

Dördüncü eşimiz :"VÜCUDUMUZ !!!"

Onun güzel görünmesi için ne kadar zaman, kaynak ve çaba harcarsak harcayalım, öldüğümüzde bizi terk edecektir.

Üçüncü eşimiz :"SAHİP OLDUĞUMUZ SERVET ve STATÜMÜZ !!! "

Ölür ölmez başkalarına yar olacaktır.

İkinci eşimiz :"AİLE ve DOSTLARIMIZ !!!"

Tüm sorunlarımızı paylaştığımız bu kişilerin en son yapabilecekleri şey, bu dünyadan gözleri yaşlı bizi uğurlamak olacaktır.

Ve birinci eşimiz :"RUHUMUZ

Unutmayın;
Yediklerimiz değil hazmettiklerimiz bizi güçlü yapar.

Kazandıklarımız değil biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar.

Okuduklarımız değil hatırladıklarımız bizi bilgili yapar.

Başkalarına verdiğimiz ömür öğütler değil bizzat uyguladıklarımız bizi insan yapar....!!!!

İNADINA YAŞAMAK

Özel Arama
yalnızlık

Bu cümleyi eminim çok söyleyen vardır.

Hatta söylemekle kalmayıp inadına yaşayanlar da çoğunluktadır eminim.

Bu mücadelenin gücüdür, sabrın sonucudur.

Her yıkılışa rağmen ayakta kalmanın gücüdür ve herşeyden önce umudun,
 yaşama sevincinin gücüdür...

İnadına yaşayacağım seni hayat..

Karşıma daha ne çıkaracaksın bilmiyorum..

Ama sana inat yaşayacağım işte..

Hemde inatla, iyiniyetle, sevgi ile, umutla ve hiç geriye bakmadan, yılmadan..
Pes etmeyeceğim..

İnadına helal lokma yiyeceğim..
Aç kalsamda uzanmayacak elim kolay kazanca..

Yalansız, riyasız, hak kapıları bulacağım elbet.

Bitecek bu günler ve ben yine güçleneceğim..

Her sevdanın sonunda canımı yaksada vefasız sevgili seveceğim yinede inatla..

dede

Biliyorum yanlış bende değil..

Ben sevmeyi seçerek en güzel duyguyu yaşıyorum gönlümce..

Ve yaşatıyorum elimden geldiğince..

Bunu haketmiyorsa sevdiğim, bunu taşıyamıyorsa hakkıyla...

Gitmekte özgürdür..

Giden kaybedendir aslında..

Ben inatla yine seveceğim..

Pamuklara saracağım yine kalbimi, kırıklarını onaracağım..

Onu hakedecek birini bekleyeceğim sabırla..

Ve inatla, inadına seveceğim yine..


Yok..Uğraşmayın boşuna.

Sokamazsın içime nefret duygularını..

Kötü düşünmemi istemeyin benden..

İçimdeki çocuğu yaşatmak için çok uğraştım ben..

İyi niyetimi korumak uğruna çok bedeller ödedim..

Menfaat, çıkar, kin, nefret, kötü duyguları sokmayacağım içime uğraşmayın..

İnadına saf kalacağım bu kirli dünyada..inadına işte...


İçimdeki çocuğu ağlatmayın artık yeter..

Siz ne kadar ağlatsanızda onu. İnadına avutacağım onu ben.

Hayallerini vereceğim yine ona, pembe düşlerini hiç yok etmeden...

Güneşimin önüne kara bulutlar gelsede zaman zaman, dağıtacağım onları inadına..

Sağlığım, neşem, gülen yüzüm, dostlarım..

İnadına yaşayacağım bu zenginliklerle..

Hergün tazelenirim ben.Demlenirim her acının sonunda.

Ve yine dopdolu yüreğimle, yine bol kepçe..

Tükenmeyeceğim işte, tüketemeyeceksiniz...

Gönül bağımda sevgi, dost sohbetlerimde neşe her daim artacak gün geçtikçe..


İnadına Yaşamak bu... İnadına yaşıyorum işte...

DERİN GÖZLÜM

Özel Arama

senin-icin Gecenin avuçlarında güller yolluyorum vakitli vakitsiz sana derin gözlüm..Bazen ağlaşıyoruz İkindi yağmurlarıyla…Ben onlara senin gülüşlerini anlatıyorum, onlar ise bu imkansız sevdaya ağlıyorlar..Gözyaşlarımızı toplayıp kurak iklimlerde koşuyor gözbebeklerimiz…Bir kalem olsam, yetim çocukların yürekleriyle resmedilmiş utangaç yanaklarını bırakıyorum cemrelerin kirpiklerine…Bazen de gülüşlerini seriyorum kelebeklerin gözbebeklerine..Ve sen yaşarken uzaklarda, ben seni yaşıyorum suskunlugumda…Tek istediğim ; Ilık meltem olup bahar kokan saçlarına düşmek, yüreginde yanmış bir soluk olup dudaklarından toprağa süzülmek…

 

Seni hasret kelimelerinin dilsiz duvarlarına çizilmiş bir figürden öte kelebegin gözyaşlarıyla yazıyorum derin gözlüm. Nedenini soracak olursan gülüm; toprağa düşen her gözyaşında ciceklerin dudaklarında her zaman yaşa diye. Biliyorum her canlı gibi bir gün vuslat şurubunu Azrail”in avuçlarından kana kana içecegiz. Herağlama gülüm insan gibi toprağı gözlerinden öpüp bulutların kanatlarında bu dünyadan göçecegiz . Lakin unuttuğun birşey var sevdiğim. Bedenler çürüse de, diller unutsa da satırlara ilmeklenmiş gözlerin her zaman yaşayacak. Sen benim yürek bahçemde Zümrüd-ü Anka”nın gözyaşlarıyla beslenen ve gözlerimde nefes bilinen bir yudum ömürsün.

Her gün gözlerinde yeniden doğmak için avuç içlerine bir bebek gibi kıvrılıp soluklarına gömülüyorum yine. Kirpiklerine yaslanmış rüzgarların kanatlarına uzanıp gözlerinin huzurunu soluyorum. Yalnızlık anbarından bir dirhem sevgini dudaklarıma değdirip sana geliyorum derin gözlüm. Toprağa mevzilenmiş güneşe seni anlatıp sonsuzluğa çiziyorum güllerin gözyaşlarında yıkanmış ismini. Seni ' sende ' yaşamaya geliyorum. Şehvet yüklü duygularına kiracı olmaya değil; dizlerinde kütük misali ağlamak için yüreğine geliyorum. Ben gözlerine kangren acıları sermeye değil; yüzünün coğrafyasında cicek açmış gülüşleri gözlerine ilmeklemeye geliyorum. Yaşadığım şehrin tüm ışıklarını söndürüp yüreğinin aydınlığında karanlıklarımı ezmeye geliyorum. Haydi gözyaşlarınla sil terli yüreğimi, gülüşlerinle öp seni kirpiklerinden kıskanan gözlerimi. Nefeslerinden bir yudum sun susuz dudaklarımın kurak topraklarına.

Sun 

Şimdi hasretini elimde ki kalemimin mürekkebime bırakıp klavyelerden alıyorum yokluğun sancılarını..Her tuşa basan ellerimle en çok senin ellerini öpmeyi özledim oysa…Sensizlikte kaçıncı güneş bu göz yaşlarımı sensiz kurutmaya gelen…Kaçıncı bahar bu yokluğundaki yüreğimde arsız karları eritmeye gelen.Bilemiyorum..hâlâ baş ucumda asılı duran resminle avunurum.her gün batımında bulutların kızıllaştığı anda yanına gelmeyi düşlerim hep. Gittin, takvimler sanma ki seninle değişti derin gözlüm..Gönül takvimlerinde yokluğunun tarihi var…O hiç çıkarmadığın gözlüğün ise hala duvarda.Bir gelsen içimdeki büyüyen hasret dağlarını eritiriz gülüşlerinle..Bir uzansan yüreğime, göğsünde ağlayıp senin kollarında uyusam keşke derin

Geç Kalmayın...

Özel Arama


AŞK NEDİR SİZCE
Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.
Aşk hayata karşı islenilen en doğru suç ortaklığıdır.
Aşk hayatın tek düzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır.
Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.
Ve elbette aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz.
Niçin aşk?
Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?
Tek başına aşkı tanımlamak her şeyden soyutlamak mümkün mü?
Hayır ! Aşk bugünlerde bazılarına göre plastikten bile yeniden yapıldı.Dünyada yaşanan suniliğe doğru gidiş aşkın etrafını sardı. Nedir şu aşk...?
Aşk hayatin bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir.
Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.
Aşk;en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adi kendisidir zaten.
Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur,
"Aşık oldum" dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.
Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde.
Ama o zaman da aşkın insani alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.
Aşk hayata karşı islenen en güzel ve en doğru suç ortaklığıdır, aşk hayatin bütün tek düzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.
Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak ,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmese de, acı çekeceğini hissetse de, yarin terk edileceğini bilse de, ailesini karsısına alacağını bilse de taviz vermemeli aşkından,
Seni Seviyorum" diyebilmeli göğsünü gere gere.
Aşk işte o zaman aşktır. Ve bunun doğrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur.
Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insani.
Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umurunda değildir.
İste aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yürekliliğidir, belki de yeni hayata geçebilme yolu...
Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...
Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz , hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteliğin içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AŞK.!!.
Lütfen ona haksızlık etmeyin .. Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme '''' SENİ SEVİYORUM '''' Demek İçin Geç Kalma ; Sevgiyle Kalın

BEDELİ NEYSE BEN ÖDERİM

Özel Arama

m375073rt2sc6  

Bir duygunun esiri aklım, sadece delicesine yaşamak var seni seninle. Özgürlüğün pençesinde kıvranırken düşüncelerim hep sen varsın düşüncelerimde. Sen, gözlerimdeki hayal, bakışlarımdaki tutarsızlık, sen gecem, sen gündüzüm gibisin. Bir yolun başındaki kararsızlığımsın. Başlamak istediğim ama bir o kadar korktuğum bir yol. Seni istiyorum geceler boyu karşımda, korkmadan dokunmak sana. İçimdeki yangınların ötesinde sarılmak hiç bırakmamacasına.

 GİT...

 Git artık sen bana çok gibisin. Kahvemin kokusuna sinme, aynada seni görmek istemiyorum. Sesini de al git başımdan. Gecelerde seni istemiyorum.
Yok, hayır GİTME...

 Gidersen yıkılır bu gönül. Seni ister, sarhoş bir eda ile bakarken başkalarına. Yok, GİTME. Her şey senin olsun, sen bende kal lütfen. Beni bırakırsan paramparça olur dünyam. Kurduğum sırça köşk yıkılır hayallerimle birlikte.

 Ama hayır GİT.

 Git ki sana alışmışlığım son bulsun. Artık kokunu burnumda hissetmek ve bununla yaşamak istemiyorum. Aldığım havaya seni sığdırmak, yediğim ekmeğe sen gibi bakmak istemiyorum. Al anılarını da çek git benden.

 GİTME…

 Gitme gidersen yok bedenim, ben yokum. Canımda can gibisin. Senin gitmen benim yok olmam demek. GİTME bedeli neyse ben yine öderim.

HERŞEY FARKLI OLSAYDI

Özel Arama

Keşke seni hiç tanımasaydım. Belki o zaman sadece sokakta yürürken yanımdan geçip giden, otobüste yarım saat  gördüğüm ne hoş biri diye düşüneceğim, sonrasında unutacağım biri olurdun. Belki öyle bir anda bir yerden hatırlıyorum  seni diye düşünecektim, belki bu bir süre, bir saat, bir gün, bir hafta, zihnimi meşgul edecek ama sonunda tanıyor olsam  hatırlarım diyecektim, keşke öyle diyebilseydim.Keşke hiç tanımasaydım seni.

Keşke herşey farklı olsaydı. Seni tanıdığımda kalbin boş olsaydı, bizi bağlayan zincirlerimiz olmasaydı, gözüne baktığımda gözlerime baksaydın uzun uzun. Bu suskunlukları yaşamak zorunda kalmasaydık keşke.  Senin için saklayıp anlatmak istediklerimi, sabahın ilk ışıkları ile paylaşsaydım senle. Birikmeseydi, birikip değerini, heyecanını kaybetmeseydi keşke paylaşmak istediklerimiz.

Keşke çok önceden tanısaydım seni. Herşey olup bitmeden önce tanısam, herşeyi değiştirebilseydim keşke. Yada okul sıralarında sana aşık olup, berbat şiirler yazsaydım sana. Hatta aynı sokakta büyüseydik, koştururken düştüğümde kaldırsaydın beni, şekerimi paylaşsaydım seninle. Beraber büyüsek ve hiç ayrılmasaydık keşke.

Keşke bu kadar çok keşkeyi peşpeşe söylemek zorunda kalmasaydım.

aşk resimleri

 

ZAMAN SENİN İLACIN

Özel Arama
 
Sen ağla yüreğim...
dilin yok senin... kolların yok...
yarından başka yarın yok
güneş seni bekler doğmak için

hilal seni bekler aydınlık için
  bir gönül seni bekler
özgürlük için...


Sen ağla yüreğim...
hissettiklerini düşünemezsen
inandıklarını yaşayamazsan
buğulu bakışlar ağlamadan
saçlar omuzlara dökülmeden
sen ağla yüreğim...


Sen ağla yüreğim...
Gönlün başka söyler
İnancın başka
İnandıramadın gönülleri
yumuşatamadın kalpleri
Yapamazsın isdediklerini
dilin yok senin... kolların yok
yarından başka yarın yok
duadan başka umudun yok
gözpınarların kuruyana dek
Sen ağlama yüreğim

Artık ARKADAŞIN var senin
O senin herşeyin
Sen ağlama  yüreğim
Zaman senin ilacın