| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

superbabaanne

143 "kadın" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"kadın" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

CANIM ANNEM

Özel Arama
kal Sol Yanım Çok Acıyor anne Seni Çok Özledim Canım  Annem

Hiç Çekinmeyiz ?

Özel Arama
kalpsd5 Kırılan Kalp 



evet azizim  kalbin kırılışı, inkisara uğrayışı, bin parça oluşu, yok mu, ne onulmaz şeydir o? Sonsuz hayatı kaybettirir insana. Maddi şeyler kırılınca yapıştırılır, birbiri ne tutturulur da yine bir şeye benzer. Fakat manada öyle mi? Bir kere kırılan kalbin parçalarını hangi maharetli el birleştirebilir? Mevlanın nazar-gahı olan gönüldeki inkisar, yüzde teessürünü gösterince o gönlü almak ne kadar müşküldür artık.

Bazen bir söz, karşıdaki insanın dünyasını yıkar, harab eder. Bazen bir bakış öldürür insanı. Bazen de bir yüz ifadesiyle kaynar su dökülmüş gibi olur kişi başından aşağı.

“İlim ü amel ne fayda
Bir gönül yıktın ise”

dediği gibi şairin, büyük bir cürümdür gönül yıkış.

Hele hele hassas insanların kırılışı bambaşkadır. Böyle kişilere karşı oldukça dikkatli hareket etmek gerekir. En küçük kırıcı bir söz ve hareketten kaçınmalıdır insan. Zira gönül yarasının merhemi yoktur. Kırılan harab olan bir gönülden yükselen feryat da kabule karindir. Hakkın katında. Zira “Mazlumun ahı gökyüzüne kıvılcım şeklinde yükselir” buyuruyor Nebiler Nebisi.

İnsan ne kadar sert mizaçlı olursa olsun, eğer dikkat ederse gönül yıkmadan, kalb kırmadan, bir ömür sürebilir. Hiçbir zaman “Tabiatını, huyum” diyerek atamaz bu vebali üzerinden. Zira yapılan hareketlerde Mevla’ya karşı sorumluluğunu unutmamalı insan. Ve hesap vereceğini...

İşte sert ve haşin mizaçlı, celadetli bir zat olan Ömer bin Hattab’ın sözü: “Ey Kabe! Seni bin kere yıksam tekrar yapabilirim. Fakat kırılan bir kalbi asla!..”

??
ALINTI...

Bir Annenin Gözyaşları

Özel Arama
Bir Annenin Gözyaşları Orta yaşlı kadın, evin içinde telaşlı bir haldeydi. Eşyaların yerini değiştiriyor, örtüleri düzeltiyor, arada bir mutfağa gidip pişmekte olan yemeğe bakıyor, tekrar salona dönüyordu. Sokaktan gelen her seste pencereye koşuyor, her duyduğu kapı zilinde de, başkasının zili olduğunu anlayıp üzülüyordu. Başka şehirde iş bulan oğlu, hem uzak yerde olduğundan hem de izin alamadığından 2 aydır gelememişti. Orta yaşlı kadın, büyük bir özlemle oğlunun gelmesini ümit ediyor, kulağı zil sesinde, ayak sesinde telaşla bekliyordu. Her anneler gününde, çocuğunun ona “Anneciğim, annler günün kutlu olsun” diyerek, boynuna sarılmasına öyle alışmıştı ki, sanki oğlu kapıdan giriverecek ve koşup boynuna sarılacaktı, sonra da onun için hazırladığı tatlılardan yiyecekti. Oysa oğlu geleceğini söylememişti ki. Kadın, boynu bükük düşündü, “-ya gelmezse, ya izin alamadıysa.” İçini özlem dolu bir alevin yalayıp geçtiğini hissetti. Kadın sabahtan hazırlığa başlamıştı.. Telaşlı halini gören eşi, sorup durmuştu;” Bu telaşın niye?” diye ama cevabını bir türlü alamamıştı. Sonunda da kadın; “-Bu gün evde işim çok, sen git-gez biraz” diye ısrar ederek, eşini rica-minnet dışarı çıkarmıştı. “Ya, telaşımın nedenini anlarsa, ya saatlerce beklediğim halde oğlum gelmezse” diye düşünmüştü. “Gelmezse” düşüncesiyle bir daha yüreği titremişti. Saatler geçip gidiyordu, öğlen olmak üzereydi; “-Gelemiyorsan, bir telefon et bari, ‘anneciğim’ de..” İçinde sıkıntı armaya başlamıştı; “-Anneler gününü kutlamak için bir telefon bile etmeyecek mi acaba? Ben böyle bekliyorum ama o belki hatırlamadı bile. ‘Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur’ sözü anneler için de geçerli olur mu hiç. Olamaz canım, bir telefon eder en azından. Hoş telefon yetmez, özledim yavrumu, kara gözlerini, yaramaz gülüşünü. Hıh.. yaramaz, dediğimi duysa yine darılır, ‘Beni çocuk gibi sevme’ der. Sanki nasıl seveceksem…” Çocuğunu düşündükçe, onunla konuştuğunu düşündükçe yüzü gülüyor, farkında olmadan bir anda neşeleniyordu. Sonra duvardaki saate gözü takılıyor, yeniden durgunlaşıyordu. “-Gelmeyecek, telefon bari etse..” diye düşündü istemeye istemeye. “-Sesini bari duymuş olurum”. Tam böyle düşünürken, cep telefonunun sesiyle irkildi, omuzlarında bir yorgunluk, bakışlarında bir burukluk telefona uzandı., ekranına baktı, arayan oğluydu. Sevinmeli miydi? sevinemedi. …acaba …acaba gelemeyeceğini söylemek için mi aramıştı. Telefonda kutlayıp geçecek miydi anneler gününü, sarılamayacak mıydı yavrusuna? Açtı telefonu; -Alo.. -Alo, nasılsın anneciğim? -Sağol yavrum, sen nasılsın? -İyiyim anneciğim. -Ne yapıyorsun, işler nasıl? -Biraz zor oldu ama alıştım, hem bu şehre, hem de işe alıştım. -Öyle mi yavrucuğum. Söylemiyordu işte ne telefonda kutluyordu, ne de gelmiyeceğini söylüyordu. Sonunda dayanamayıp sordu; -İzin aldın mı yavrum? -Evet anneciğim, izin aldım. Sen nerden bildin. -Nerden mi, anneler günü için izin almadın mı? -Ha, anneler günü doğru ya. Anneler günün kutlu olsun anneciğim. -Sen sen.. bunun için izin almadın mı? -Ah anneciğim, çok sevdiğim, benim için çok önemli bir bayanı görmeye gideceğimi söyledim. Şefim de izin verdi. Şimdi onun yanına gidiyorum. Orta yaşlı kadın durakladı, sesine hakim olmaya çalıştı. -Öyle mi, nasıl biriymiş bu? -Anneciğim, emin ol bana, senin daha önce yaptığın yemeklerden daha lezzetlisini, daha önce yaptığın tatlılardan daha tatlısını yapmıştır, beni bekliyor şimdi. -Ben… şey… tamam yavrucuğum. Şey, umarım o da seni seviyordur. -Sevdiğine eminim anne, zaten bu ilk iznimi sırf onu görmek için aldım. Babam nerde anne? -Dışardaydı yavrum. Hah.. kapı çalıyor, sanırım baban geldi. -Tamam anne selam söyle, ben de mis gibi kokuların geldiği, dünya da en çok değer verdiğim bir dünya güzüelinin kapısındayım. -Tamam yavrum, söylerim. Sonra yine ara yavrum. Allah’a emanet ol. Telefonu kapattı. Oysa ne kadar özlemişti oğlunu, ne kadar görmek istiyordu. Kapıya eli uzanırken, gözünden süzülen yaşlara engel olamıyordu. Kapıyı açtığında, boynuna atılan oğlunun “-Canım anneciğim, anneler günün kutlu olsun!” diye bağırması sanki bir rüya sahnesiymiş gibi geldi. Oğlu; “-Anneciğim, seni sevindirecek bir sürpriz yapayım dedim, lütfen ağlama” dese de, annesi sevinçten hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

DOĞAL ESTETİK

Özel Arama

Yaşlanma belirtileri ciltte kırışıklıklarla başlıyor ve zamanla bu belirtiler kalıcı hale geliyor. Yaşlanma belirtilerinden biri de göz kapağındaki düşmeler. Ancak bu sorunun da artık doğal bir çözümü var!

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı, Este 7 Estetik Birimi yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Karacalar, “Yaşlanma gözlerde başlar, gençleşme işlemlerinin de gözlerden başlaması gerekir” diyor.

Yaşlanma belirtileri ciltte kırışıklıklarla başlıyor ve zamanla bu belirtiler kalıcı hale geliyor. Yaşlanma belirtilerinden biri de göz kapağındaki düşmeler. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik-Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı, Este 7 Estetik Birimi yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Karacalar, “Göz kapağı torbaları sadece estetik değil, aynı zamanda bir sağlık sorunudur. Yaşlanma gözlerde başlar, gençleşme işlemlerinin de gözlerden başlaması gerekir” diyor

Dr. Karacalar, yaşlanmayla gözde oluşan değişimi şöyle anlatıyor:

“Üst göz kapağındaki deri fazlalıkları, görüş alanının üst ve dış bölümünü daraltmakta; okuma ve araba kullanmayı zorlaştırmaktadır. Bu fazlalıklar göz kapağı düşüklüğü olan kişilerde kapağın düşüklüğünü daha da arttırmakta ve sorunu ağırlaştırmaktadır. Görüş alanını arttırmak için bu kişiler aşırı kaş kaldırma hareketi yaptığından, özellikle akşam saatlerine doğru yorgunlukla kendini gösterir. Üstelik aşırı kaş kaldırma hareketi kişinin alın çizgilerini derinleştirmektedir. Bayanlarda üst göz kapağı makyajını zorlaştırmakta, istenmeyen boya kaymalarına neden olmaktadır. Üst kapaktaki gevşeklik kirpiklerin aşağı doğru bakmasına neden olarak, özellikle bayanlarda gözün çekiciliğini azaltır.

Alt kapakta da benzer sorunlar yaşanır. Alt kapaktaki fazlalık, göz kapağını daha aşağıya çekerek, gözün beyazının daha fazla görünmesine neden olur ve göze farklı bir anlam verir. Buradaki derinin gevşekliği uykusuz ya da yorgun bir ifadeye neden olur ve deri renginin daha koyu görünmesine yol açar. Alt deri gevşekliği yanında dışarı doğru fıtıklaşmış yağ torbacıkları, olumsuz bir görüntü verir. Alt kapaktaki ağırlık zaman için göz kapağı dış açısının aşağı inmesine neden olarak; farklı olumsuz etkilere de neden olur. Göz kapakları yüzümüzün en hızla yaşlanan ve yüzümüzün yaşını en hızlı belli eden yapıları olarak ayrı bir öneme sahiptir.”

Göz kapağı estetiğinde son yenilikler
Göz kapağı estetiğinde bazı yenilikler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu yenilikleri şöyle anlatıyor:
“Alt kapaktaki yağ torbalarının çıkarılması yerine, yayılması ve şekillendirilmesi işlemi en modern yöntemdir. Bu yöntem daha doğal sonuç verirken, kapak ile yanak arasında güzel bir uyum sağlar. Alt kapağa yara izi bırakmadan, kirpiklerin iç tarafından yaklaşmak dikişsiz bir yöntem olarak farklı avantajlar sağlar. Bu yöntem ile iyileşme oldukça hızlıdır. Kişi birkaç gün içinde normal yaşantısına devam eder. Alt kapak deri rengini açan ve deriyi sıkılaştıran lazer ve kimyasal soyucular da kapak estetiğini geliştirir. Üst kapaktaki fazlalıkların alın derisinin gevşemesine ve kaşın aşağıya inmesine bağlı olduğu durumlarda üst kapak ile ilgili yeni yaklaşımlar da vardır. Endoskopik estetik cerrahi işlemleri ile alın derisi sıkılaştırılıp, kaş eski yerine alındığında bu sorun çözülmüş olur. Bu tür durumlarda üst kapaktaki fazlalığın alınması, kaşın daha da aşağı düşmesine neden olacaktır.Alt kapak ve üst kapak için ameliyatsız bir şekilde bazı dolgu maddeleri ile sorunlar azaltılıp gizlenebilir ve kapaklar güçlendirilebilir. Bu yöntemde hyaluronik asit jel ya da yağ hücresi kullanılır ve kişinin sosyal hayatını kısıtlamaz.”

Lazer epilasyonun tam zamanı!

Özel Arama

Kış geliyor ve bacaklarınız, uzun kollu giysilerin altına hapsoldu ve siz istenmeyen tüylerinizin varlığını unutmaya karar verdiniz; Oysa birazcık uğraşmayı göze alsanız, önümüzdeki yazı pürüzsüz bir bedenle karşılamanız mümkün.

Formsante Dergisi

Biz kadınlar güzelliğimize ne kadar düşkün olsak da, zaman zaman bazı işleri erteleyebiliyor ve yumurta kapıya dayanınca panik halinde çözüm aramaya başlıyoruz. Ortak yanlışımız; bütün yıl boyunca yediğimize, içtiğimize dikkat etmeyip bahar aylarında başladığımız şok rejimler ve kışın nereye koyduğumuzu bile hatırlamadığımız selülit kremlerini havaların güzelleşmesiyle yana yakıla aramamız... Ve işte bunlara güzel bir örnek daha; lazer epilasyonun sadece yaz başında yapılan bir işlem olduğunu düşünmek! Oysa uzmanlara göre, sonbahar bu işin tam zamanı. Bunun başlıca iki nedeni var. Ilki, bu ayların bize yaza kadar tüm seansları tamamla imkanı vermesi. İkincisi ise seanslardan sonra bir süre cildin güneş görmesi sakıncalı olduğu için, havanın kapalı olduğu bu mevsimde kapalı giysiler giymenin ve güneşe çıkmamanın daha kolay olması.

Önümüzdeki yazı, 'tüy' diye bir şeyin varlığını unutmuş olarak karşılamak istiyorsanız, önerimiz iyi bir merkez bulmanız ve lazer epilasyonu seanslarına bir an önce başlamanız. Tabii, Dermatoloji Uzmanı Dr. Canan Aydemir'den aldığımız bilgiler doğrultusunda, avantajlarından dezavantajlarına derlediğimiz bu haberi okuduktan sonra...

Lazerle ilgili bilmeniz gerekenler

Lazer tek dalga boyunda yoğunlaştırılmış ışık demek. Lazer epilasyonun prensibi ise, bu yoğun ışıkla kıl kökünde bulunan melanin adlı renk maddesinin ısıya dönüşmesini sağlamak ve kıl folikülünü tahrip etmek. Ve sonuç olarak da tahrip olan kıl kökünün bir daha kıl üretmesini engellemek. Prensip aynı olsa da, işlem teknik açıdan farklılık gösterebiliyor. Son yıllarda, geliştirilen bilgisayar sistemi sayesinde, cilt ve tüy rengine bakılarak kişiye özel ayarlamalar yapılması da mümkün.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Canan Aydemir, lazer epilasyonun her yaşta yapılabildiğini ancak kıl kökü yenilenmesi 18 yaş altında çok hızlı olduğu için, bu yaşın üzerindeki kişilere yapılmasının daha uygun olduğunu anlatıyor.

Kaç seansta bitiyor?

Bu konuda bilgi aldığımız, Hair Planet'ten estetisyen Kader Kaya, vücut bölgelerinde ortalama 5 - 6 seans; yüzde ise en az 7 - 8 seans uygulamak gerektiğini söylüyor. Seans aralarında ise , yüzde 1 - 1,5 ay, vücutta ise 2 - 2,5 ay beklemek gerekiyor. Yani bir seanstan sonra tüylerinizin tekrar çıkması uzun zaman alıyor. 

ANLAMLI SÖZ

Özel Arama
"EVLİLİĞİN EN ÇEKİCİ YANI KARI-KOCANIN BİRBİRLERİNİ KANDIRMALARINA DAYANMASIDIR Kİ, HER İKİSİNİN DE KESİNLİKLE BUNA İHTİYACI VARDIR."

OSCAR VİLDE

"DÜNYADA, DÜRÜSTÇE SÖYLENEN GERÇEKLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞUNU ÇOCUKLARA BORÇLUYUZ".

Oliver wendel Holmes

Çocuk saflığında,dürüstlüğünde kalabilmemiz dileğiyle.

KARI ve KOCANIN BİRBİRLERİNE SÖYLEDİKLERİ YALANLAR

Özel Arama
KOCALARIN KARILARINA SÖYLEDİĞİ YALANLAR

-
Annen bize gelecek diye çok mutluyum canım.
-Erkek arkadaşlarla yemekteyiz.

-Parfüm kokusu mu sana alacaktım ama beğenmedim.

-Gözüm çıksın ki o kadına bakmadım.

KADINLARIN KOCALARINA SÖYLEDİĞİ YALANLAR

-Ucuzluktan aldım.

-Tost makinesi mi ne kadar incesin daha iyi bir hediye olamazdı.

-Sana kendimden çok güvenirim.

-Sana o beğendiğin gömleği alacaktım ama bedeni yoktu bende

kendime bunu aldım kızdın mı?.....

-Aşkım sana değil o kadına güvenmiyorum gözüm tutmadı.

Bu örneklerin ardı arkası bitmez uzayıp gider.Kimi zaman kırmamak,

üzmemek adına pembe tabir

ettiğimiz kimi zaman da kurtulmak için söylediğimiz bu yalanlar

hayatımızın parçası haline geliveriyor.

AİLE İÇİ YALANLAR

Özel Arama
AİLE İÇİ YALANLAR

-Tabi ki istediğiniz kadar kalabilirsiniz.

-Amcacığım sen benim en sevdiğim akrabamsın.

-Sizinle görüşmekten çok mutluyuz.

-Hayatım senin annen benim annem ama nerede yatacak.

-Akşam yemeğine kalmıyor musunuz? Ne kadar üzüldüm.

-Tatilde herkesin bize doluşmasının ne sakıncası olabilir.

-Paraya ihtiyacın olursa hiç çekinmeden bizi ara.

-Ah keşke on dakika önce arasaydın şimdi yüklü bir çek ödedim.

-Beni arayan olursa evde yokum evladım.

NEZAKET YALANLARI

Özel Arama

NEZAKET YALANLARI

-Yeni elbiseni çok beğendim.

-Harika görünüyorsun kilomu verdin.

-Bunu istediğimi nasıl anladın.

-Ay inanmıyorum gerçekten mi 35 asla yaşını göstermiyorsun.

-Hiç bu kadar lezzetli yemek yememiştim.

-Senin yapdığın her şey güzeldir.

-Yıllar seni değişdirmemiş........

-Çok aramak isdedim ama arayamadım.

-Kızlarından daha güzelsin .

ANLAMLI SÖZ

Özel Arama
"ERKEK İÇİN YALAN SON KURTULUŞ ÇARESİ,KADIN İÇİN İLK YARDIM MALZEMESİDİR."

GELETT BURGESS